HZ. EBU BEKİR’İN HAYATI
BABA
TARAFI SOY ŞECERESİ
|
ANNE
TARAFI SOY ŞECERESİ
|
||||
1. Ka’b
|
1. Kaab
|
||||
2. Oğlu Mürre
|
2. Oğlu Mürre
|
||||
3. Oğlu Teym
|
3. Oğlu Teym
|
||||
4. Oğlu Sa’d
|
4. Oğlu Sa’d
|
||||
5. Oğlu Ka’b
|
5. Oğlu Ka’b
|
||||
6. Oğlu Amr
|
6. Oğlu Amr
|
||||
7. Oğlu Amir
|
7. Sahr
|
||||
8. Oğlu Ebu Kuhafe
|
8. Kızı Selmi veya Ümmül Hayr
| ||||
9. Oğlu Ebu Bekir
|
H.13
|
M.634
|
9. Oğlu
Hz. Ebu Bekir
|
H. 13
|
M. 634
|
Ebu
Bekr Abdullah bin Ebi Kuhafe Osman bin Amir el-Kureşi et-Teymi: Fil
Vak’ası’ndan üç yıl önce Mekke’de doğdu. Müslüman olmadan önce ismi Kaab olup,
müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber(s.a.v.) ismini değiştirerek ona Abdullah
ismini koymuştur.
Kendisi
Hz. Muhammed(s.a.v.)’in her söylediği
sözü tasdik ettiği için Sıddık lakabını almıştır. Annesi Ümmü’l Hayr Selam bint
Sahr, Mekke döneminde Hz. Peygamber(s.a.v.)’in Erkam bin Ebü’l-Erkam’ın evinde
bulunduğu sırada İslamiyet’i kabul etti. Babası Ebu Kuhafe, Mekke’nin
alınmasından hemen önce oğlu Ebu Bekir Hz.lerinin aracılıyla müslüman oldu.
Mensup
olduğu Teym kabilesinin soyu Hz. Peygamber(s.a.v.)’in dedesi Mürre bin Ka’b’da
birleşir. Hz. Ebu Bekir Hz. Muhammed(s.a.v.)’den iki veya üç yaş küçüktür.
Cahiliyye Döneminde Hz. Ebu Bekir elbise ve kumaş ticareti ile meşgul olurdu.
Ticaret için gittiği Şam seyahatlerinde rahip Bahira, rahip Nestura ve
Yemen’deki Ezdli bilginlerle görüşmüş ve İncil’de belirtilen son ahir zaman
peygamberinin yakın zamanda geleceğini onlardan öğrenmişti.
Hz.
Muhammed(s.a.v.) peygamberliğini ilan edince O’na iman eden ilk erkeklerdendir.
Hz. Peygamber(s.a.v.) İslamiyet’i gizlice yaydığı sıralarda Hz. Ebu Bekir
Kureyş’in ileri gelenlerinden biri olduğu için bir çok kimse onun vasıtasıyla
müslüman olmuştur. Hz. Ebu Bekir Mekke Döneminde Kureyşli müşriklerin ellerinde
ağır işkencelere maruz kalan müslüman kölelerle, yabancı erkek, kadın, zayıf ve
güçsüz bir çok kişiyi efendilerine büyük paralar ödeyerek satın alıp onları
azat etmiştir. Bunlardan birisi de Bilal-i Habeşi’dir. Hz. Peygamber(s.a.v.)
Mekke’ye gelen insanlara İslamiyet’e davet ederken ensab ilmini iyi bilen Hz.
Ebu Bekir daima yanında bulunur ve kendisine yardımcı olurdu.
Müslümanlar
Medine’ye hicret etmeye başlayınca Hz. Ebu Bekir’de hicret için Hz.
Peygamber(s.a.v.)’den izin istedi. Hz. Peygamber(s.a.v.) ona acele etmemesini,
Allah’ın kendisine bir yol arkadaşı bulacağını söyleyince Hz. Peygamber(s.a.v)
ile birlikte hicret etme şerefine nail olacağını anlayarak hazırlık yapmaya
başladı. Bu görüşmeden dört ay kadar sonra Mekkeli müşrikler Hz.
Peygamber(s.a.v.)’i öldürmeye karar verince Hz. Muhammed(s.a.v) Hz. Ebu
Bekir’in evine gelerek Medine’ye hicret edecekerini söyledi. O gece müşrikler
tarafından evi kuşatılan Hz. Peygamber(s.a.v) yatağına Hz. Ali’yi yatırarak Hz.
Ebu Bekir’le birlikte Sevr mağarasına doğru hareket ettiler.
Hz.
Peygamber(s.a.v) kendilerini takip eden müşriklerin mağaranın ağızına kadar
gelmesi üzerine korku ve endişeye kapılan Hz. Ebu Bekir’i teselli ederek
müşriklerin kendilerine bir zarar veremeyeceklerini söyledi. Daha sonraları
nazil olan ve Hz. Ebu Bekir’in üzüntüsünü dile getiren ayet-i kerimede Hz.
Peygamber(s.a.v) onu “Üzülme, Allah bizimledir” (Tevbe 9/40) diye teselli
ettiği belirtilmektedir. Mekke döneminde Hz. Peygamber Hz. Ebu Bekir ile Hz.
Ömer arasında kardeşlik bağı kurmuştur. Medine’de ise evinde misafir kaldığı
Harice bin Zeyd arasında kardeşlik bağı kuruldu. Harice bin Zeyd’in servetini
kendisiyle paylaşma teklifini kabul etmeyerek hicret ederken yanına aldığı 5000
dirhemle Medine’de ticarete başladı.
Oğlu
Abdullah’a mektup yazarak Mekke’de kalan ailesini Medine’ye getirmek istedi.
Bunun üzerine Abdullah’da kız kardeşleri Esma ve Aişe ile annesi Ümmü Rüman,
Hz. Peygamber’in hanımı Sevde ile kızları Fatma ve Ümmü Gülsüm ile birlikte
Medine’ye hicret ettiler. Hz. Ebu Bekir Hz. Peygamber(s.av.)’in mescid yapımı
için uygun gördüğü arsayı satın aldı. Medine’de katıldığı seriyyeler ve hac
emiri olduğu zamanlar dışında Hz. Peygamber(s.a.v)’in yanından hiç ayrılmadı.
Hz. Peygamber(s.a.v)’in kumandan olduğu bütün savaşlara, Hudeybiye Antlaşması,
Umretü’l-Kaza ve Veda haccında bulundu.
Hicretin
11. Yılı Safer ayının son haftasında (Mayıs 632) rahatsızlanan Hz.
Peygamber(s.a.v) ashabına yaptığı konuşmada Allah’ın bir kulunu dünya ile kendi
yanında olanlardan birisini tercih etmekte serbest bıraktığını, o kulunda
Allah’ın yanında olanı tercih ettiğini söylemesi üzerine Hz. Ebu Bekir
kastedilen kişinin Hz. Peygamber(s.a.v.) olduğunu anladı ve ağlamaya başladı.
Hz. Peygamber(s.a.v.) onun susmasını istedi ve mescide açılan kapılardan Hz. Ebu
Bekir’in kapısı hariç tüm kapıların kapatılmasını emretti. Hz. Muhammed(s.a.v.)
bunun sebebini açıklarken İslam Din’ine ondan daha faydalı olan bir kimseyi
tanımadığını, insanlar arasında bir dost edinecek olsa onu dost edineceğini
söyledi. Hz. Peygamber(s.a.v.) namazı kıldıramayacak kadar ağır hasta olunca
kendisinin yerine namazı Hz. Ebu Bekir kıldırdı.
Hz.
Peygamber(s.a.v.) Pazartesi günü kendisini iyi hissederek sabah namazını
kıldıran Hz. Ebu Bekir’in yanında namaza durdu. Hz. Muhammed(s.a.v.)’in iyileşmesine
diğer sahabiler gibi çok sevinen Hz. Ebu Bekir Hz. Peygamber(s.a.v.)’den izin
alarak uzun süredir uğramadığı evine gitmek için mescidden ayrıldı. Birkaç saat
sonra Hz. Peygamber(s.a.v.)’in vefat ettiğini öğrendi. Hz. Peygamber(s.a.v.)’in
evine gelerek yüzünü açtı ve alnını öptü ve daha sonra da mescide geçti. Başta
Hz. Ömer olmak üzere şaşkınlık içinde bulunan ve Hz. Peygamber’in vefat
ettiğine inanmak istemeyen sahabileri ikna eden o meşhur konuşmasını yaptı.
Ensarın
Sakifetü Beni Saide’de toplanarak halife seçimi konuşunda görüştüğünü öğrenince
Hz. Ömer ile birlikte oraya gitti. Ensar ve Muhacilrlerden birer emir
seçilmesini isteyen sahabilerle görüşerek bu görüşün doğru olmadığını İslam
birliğini sağlamak için tek bir liderin etrafında toplanmak gerektiğini
söyledi. Halife adayı olarak da Hz. Ömer’i ve Ebu Ubeyde bin Cerrah Hz.lerini
aday olarak gösterdi.
Fakat
sahabiler kendisinin halife olmasını uygun gördüler ve Mescid-i Nebevi’de
kendisine biat ettiler. Hz. Ebu Bekir halife olduktan sonra ilk işi Üsame bin
Zeyd’in kumandasındaki sefere hazırlanan orduyu göndermek oldu. Hz. Ebu Bekir
halifeliğini ilk günlerinde zekat vermeyenlerin, yalancı peygamberlik iddasında
bulunanlara ve İslam Devleti’nin birliğine isyan eden kabilelerinin üzerine yürüyerek
tekrar İslam Devleti’nin birliğini sağladı.
Hz.
Ebu Bekir 13 yılı Cemaziyelahir (Ağustos 634) başlarında hastalanınca
sahabilelerle hilafet meselesini iştişare etti ve Hz. Ömer’i yerine bırakarak
Hz. Osman’a da bir ahidname yazdırdı. Hz. Ebu Bekir 22 Cemaziyelahir 13 (23
Ağustos 634) tarihinde atmış üç yaşında vefat etti. Vasiyet olarak da Kızı
Aişe’ye de vefat edince de maaşının geri kalan kısmını beytülmale iade etmesini
ve Hz. Peygamber’in kabrinin yanına defnedilmesini vasiyet etti. Cenazesinin
eski elbiseleriyle kefenlenmesini, karısı Esma bint Umeys tarafından
yıkanmasını ve oğlu Abdurrahman’ın ona yardım etmesini istedi. Cenaze namazını
Hz. Ömer kıldırdı. Hz. Ömer, Hz. Osman, Talha bin Ubeydullah ve oğlu
Abdurrahman tarafından kabri şeriflerine konuldu.
Hz. EBU BEKİR’İN HANIMLARI VE ÇOCUKLARI
1.
nci Hanımı Ümmü Raman’dan olan Çocukları
ERKEK
ÇOCUKLARI
|
KIZ
ÇOCUKLARI
|
||||
1. Abdurrahman
|
H. 53
|
M. 677
|
1. Ayşe
|
H. 66
|
M. 685
|
2.nci
Hanımı Abdüluzze (Kuteyle kızı)’den Olan Çocukları
ERKEK
ÇOCUKLARI
|
KIZ
ÇOCUKLARI
|
||||
1. Abdullah
|
H. 11
|
M. 632
|
1. Esma
|
||
3.ncü
Hanımı Esma (Ümeys kızı)’dan Olan Çocukları
ERKEK
ÇOCUKLARI
|
KIZ
ÇOCUKLARI
|
||||
1. Muhammed (Şehit)
|
H. 35
|
M. 655
|
|||
4.ncü
Hanımı Habibe (Harici kızı)’den Olan Çocukları
ERKEK ÇOCUKLARI
|
KIZ ÇOCUKLARI
|
||||
Not: Bu bilgiler Seyyid Osman Ustaoğlu tarafından yayınlanan "Geçmişten Günümüze Tarikatlar ve Silsileleri" adlı eserden alınmıştır.