19 Ocak 2013 Cumartesi

Hz. EBU BEKİR

HZ. EBU BEKİR’İN HAYATI

BABA TARAFI SOY ŞECERESİ
ANNE TARAFI SOY ŞECERESİ
1. Ka’b


1. Kaab


2. Oğlu Mürre


2. Oğlu Mürre


3. Oğlu Teym


3. Oğlu Teym


4. Oğlu Sa’d


4. Oğlu Sa’d


5. Oğlu Ka’b


5. Oğlu Ka’b


6. Oğlu Amr


6. Oğlu Amr


7. Oğlu Amir


7. Sahr


8. Oğlu Ebu Kuhafe


8. Kızı Selmi veya  Ümmül Hayr

9. Oğlu Ebu Bekir
H.13
M.634
9. Oğlu
Hz. Ebu Bekir
H. 13
M. 634

Ebu Bekr Abdullah bin Ebi Kuhafe Osman bin Amir el-Kureşi et-Teymi: Fil Vak’ası’ndan üç yıl önce Mekke’de doğdu. Müslüman olmadan önce ismi Kaab olup, müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber(s.a.v.) ismini değiştirerek ona Abdullah ismini koymuştur.

Kendisi Hz. Muhammed(s.a.v.)’in  her söylediği sözü tasdik ettiği için Sıddık lakabını almıştır. Annesi Ümmü’l Hayr Selam bint Sahr, Mekke döneminde Hz. Peygamber(s.a.v.)’in Erkam bin Ebü’l-Erkam’ın evinde bulunduğu sırada İslamiyet’i kabul etti. Babası Ebu Kuhafe, Mekke’nin alınmasından hemen önce oğlu Ebu Bekir Hz.lerinin aracılıyla müslüman oldu.

Mensup olduğu Teym kabilesinin soyu Hz. Peygamber(s.a.v.)’in dedesi Mürre bin Ka’b’da birleşir. Hz. Ebu Bekir Hz. Muhammed(s.a.v.)’den iki veya üç yaş küçüktür. Cahiliyye Döneminde Hz. Ebu Bekir elbise ve kumaş ticareti ile meşgul olurdu. Ticaret için gittiği Şam seyahatlerinde rahip Bahira, rahip Nestura ve Yemen’deki Ezdli bilginlerle görüşmüş ve İncil’de belirtilen son ahir zaman peygamberinin yakın zamanda geleceğini onlardan öğrenmişti.

Hz. Muhammed(s.a.v.) peygamberliğini ilan edince O’na iman eden ilk erkeklerdendir. Hz. Peygamber(s.a.v.) İslamiyet’i gizlice yaydığı sıralarda Hz. Ebu Bekir Kureyş’in ileri gelenlerinden biri olduğu için bir çok kimse onun vasıtasıyla müslüman olmuştur. Hz. Ebu Bekir Mekke Döneminde Kureyşli müşriklerin ellerinde ağır işkencelere maruz kalan müslüman kölelerle, yabancı erkek, kadın, zayıf ve güçsüz bir çok kişiyi efendilerine büyük paralar ödeyerek satın alıp onları azat etmiştir. Bunlardan birisi de Bilal-i Habeşi’dir. Hz. Peygamber(s.a.v.) Mekke’ye gelen insanlara İslamiyet’e davet ederken ensab ilmini iyi bilen Hz. Ebu Bekir daima yanında bulunur ve kendisine yardımcı olurdu.

Müslümanlar Medine’ye hicret etmeye başlayınca Hz. Ebu Bekir’de hicret için Hz. Peygamber(s.a.v.)’den izin istedi. Hz. Peygamber(s.a.v.) ona acele etmemesini, Allah’ın kendisine bir yol arkadaşı bulacağını söyleyince Hz. Peygamber(s.a.v) ile birlikte hicret etme şerefine nail olacağını anlayarak hazırlık yapmaya başladı. Bu görüşmeden dört ay kadar sonra Mekkeli müşrikler Hz. Peygamber(s.a.v.)’i öldürmeye karar verince Hz. Muhammed(s.a.v) Hz. Ebu Bekir’in evine gelerek Medine’ye hicret edecekerini söyledi. O gece müşrikler tarafından evi kuşatılan Hz. Peygamber(s.a.v) yatağına Hz. Ali’yi yatırarak Hz. Ebu Bekir’le birlikte Sevr mağarasına doğru hareket ettiler.

Hz. Peygamber(s.a.v) kendilerini takip eden müşriklerin mağaranın ağızına kadar gelmesi üzerine korku ve endişeye kapılan Hz. Ebu Bekir’i teselli ederek müşriklerin kendilerine bir zarar veremeyeceklerini söyledi. Daha sonraları nazil olan ve Hz. Ebu Bekir’in üzüntüsünü dile getiren ayet-i kerimede Hz. Peygamber(s.a.v) onu “Üzülme, Allah bizimledir” (Tevbe 9/40) diye teselli ettiği belirtilmektedir. Mekke döneminde Hz. Peygamber Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer arasında kardeşlik bağı kurmuştur. Medine’de ise evinde misafir kaldığı Harice bin Zeyd arasında kardeşlik bağı kuruldu. Harice bin Zeyd’in servetini kendisiyle paylaşma teklifini kabul etmeyerek hicret ederken yanına aldığı 5000 dirhemle Medine’de ticarete başladı.

Oğlu Abdullah’a mektup yazarak Mekke’de kalan ailesini Medine’ye getirmek istedi. Bunun üzerine Abdullah’da kız kardeşleri Esma ve Aişe ile annesi Ümmü Rüman, Hz. Peygamber’in hanımı Sevde ile kızları Fatma ve Ümmü Gülsüm ile birlikte Medine’ye hicret ettiler. Hz. Ebu Bekir Hz. Peygamber(s.av.)’in mescid yapımı için uygun gördüğü arsayı satın aldı. Medine’de katıldığı seriyyeler ve hac emiri olduğu zamanlar dışında Hz. Peygamber(s.a.v)’in yanından hiç ayrılmadı. Hz. Peygamber(s.a.v)’in kumandan olduğu bütün savaşlara, Hudeybiye Antlaşması, Umretü’l-Kaza ve Veda haccında bulundu.

Hicretin 11. Yılı Safer ayının son haftasında (Mayıs 632) rahatsızlanan Hz. Peygamber(s.a.v) ashabına yaptığı konuşmada Allah’ın bir kulunu dünya ile kendi yanında olanlardan birisini tercih etmekte serbest bıraktığını, o kulunda Allah’ın yanında olanı tercih ettiğini söylemesi üzerine Hz. Ebu Bekir kastedilen kişinin Hz. Peygamber(s.a.v.) olduğunu anladı ve ağlamaya başladı. Hz. Peygamber(s.a.v.) onun susmasını istedi ve mescide açılan kapılardan Hz. Ebu Bekir’in kapısı hariç tüm kapıların kapatılmasını emretti. Hz. Muhammed(s.a.v.) bunun sebebini açıklarken İslam Din’ine ondan daha faydalı olan bir kimseyi tanımadığını, insanlar arasında bir dost edinecek olsa onu dost edineceğini söyledi. Hz. Peygamber(s.a.v.) namazı kıldıramayacak kadar ağır hasta olunca kendisinin yerine namazı Hz. Ebu Bekir kıldırdı.

Hz. Peygamber(s.a.v.) Pazartesi günü kendisini iyi hissederek sabah namazını kıldıran Hz. Ebu Bekir’in yanında namaza durdu. Hz. Muhammed(s.a.v.)’in iyileşmesine diğer sahabiler gibi çok sevinen Hz. Ebu Bekir Hz. Peygamber(s.a.v.)’den izin alarak uzun süredir uğramadığı evine gitmek için mescidden ayrıldı. Birkaç saat sonra Hz. Peygamber(s.a.v.)’in vefat ettiğini öğrendi. Hz. Peygamber(s.a.v.)’in evine gelerek yüzünü açtı ve alnını öptü ve daha sonra da mescide geçti. Başta Hz. Ömer olmak üzere şaşkınlık içinde bulunan ve Hz. Peygamber’in vefat ettiğine inanmak istemeyen sahabileri ikna eden o meşhur konuşmasını yaptı.

Ensarın Sakifetü Beni Saide’de toplanarak halife seçimi konuşunda görüştüğünü öğrenince Hz. Ömer ile birlikte oraya gitti. Ensar ve Muhacilrlerden birer emir seçilmesini isteyen sahabilerle görüşerek bu görüşün doğru olmadığını İslam birliğini sağlamak için tek bir liderin etrafında toplanmak gerektiğini söyledi. Halife adayı olarak da Hz. Ömer’i ve Ebu Ubeyde bin Cerrah Hz.lerini aday olarak gösterdi.

Fakat sahabiler kendisinin halife olmasını uygun gördüler ve Mescid-i Nebevi’de kendisine biat ettiler. Hz. Ebu Bekir halife olduktan sonra ilk işi Üsame bin Zeyd’in kumandasındaki sefere hazırlanan orduyu göndermek oldu. Hz. Ebu Bekir halifeliğini ilk günlerinde zekat vermeyenlerin, yalancı peygamberlik iddasında bulunanlara ve İslam Devleti’nin birliğine isyan eden kabilelerinin üzerine yürüyerek tekrar İslam Devleti’nin birliğini sağladı.

Hz. Ebu Bekir 13 yılı Cemaziyelahir (Ağustos 634) başlarında hastalanınca sahabilelerle hilafet meselesini iştişare etti ve Hz. Ömer’i yerine bırakarak Hz. Osman’a da bir ahidname yazdırdı. Hz. Ebu Bekir 22 Cemaziyelahir 13 (23 Ağustos 634) tarihinde atmış üç yaşında vefat etti. Vasiyet olarak da Kızı Aişe’ye de vefat edince de maaşının geri kalan kısmını beytülmale iade etmesini ve Hz. Peygamber’in kabrinin yanına defnedilmesini vasiyet etti. Cenazesinin eski elbiseleriyle kefenlenmesini, karısı Esma bint Umeys tarafından yıkanmasını ve oğlu Abdurrahman’ın ona yardım etmesini istedi. Cenaze namazını Hz. Ömer kıldırdı. Hz. Ömer, Hz. Osman, Talha bin Ubeydullah ve oğlu Abdurrahman tarafından kabri şeriflerine konuldu.  

 Hz. EBU BEKİR’İN HANIMLARI VE ÇOCUKLARI

1. nci Hanımı Ümmü Raman’dan olan Çocukları
ERKEK ÇOCUKLARI
KIZ ÇOCUKLARI
1. Abdurrahman
H. 53
M. 677
1. Ayşe
H. 66
M. 685





       
2.nci Hanımı Abdüluzze (Kuteyle kızı)’den Olan Çocukları
ERKEK ÇOCUKLARI
KIZ ÇOCUKLARI
1. Abdullah
H. 11
M. 632
1. Esma








3.ncü Hanımı Esma (Ümeys kızı)’dan Olan Çocukları
ERKEK ÇOCUKLARI
KIZ ÇOCUKLARI
1. Muhammed (Şehit)
H. 35
M. 655









 4.ncü Hanımı Habibe (Harici kızı)’den Olan Çocukları
ERKEK ÇOCUKLARI
KIZ ÇOCUKLARI



1. Ümmü Gülsüm









Not: Bu bilgiler Seyyid Osman Ustaoğlu tarafından yayınlanan "Geçmişten Günümüze Tarikatlar ve Silsileleri" adlı eserden alınmıştır.