Şeyh Seyyid Ahmed el-Bedevi: İsmi Ebü’l-Fityan Ahmed bin Ahmed bin ibrahim el-Fasi
et-Tantavi el-Bedevi’dir. H. 73 (M.692) yılında Arabistan’da çıkan
karışıklıklar üzerine Fas’a göç eden bir aileye mensuptur. Soyu Dokuzuncu İmam
Seyyid Muhammed bin Cevad Hz.lerinin oğlu Muhammed’e ulaşır. Babasının ismi ise
Ali’dir. H. 596 (M. 1200) yılında Fas’ta doğdu. Yüzünü Afrika bedevileri gibi
örttüğü için kendisine “el-Bedevi”, cesur ve atılgan bir genç olduğu için
“el-Attab ve Ebü’l-Fityan” denilmiştir.
Şeyh Seyyid Ahmed el-Bedevi Hz. Küçük yaşta
ailesiyle birlikte hacca gitti. Mekke’de iken babası vefat etti. Gençlik
yıllarında zahiri ilimlerle meşgul oldu. Kur’an-ı Kerim’i ezberledikten sonra
kıraat ilmine ilgi duydu ve Kur’an-ı “kıraat-ı seb’a” üzere okumayı öğrendi.
Daha sonra fıkıh ilmine ilgi duydu ve Şafii fıhkında derinleşti. M. 1230 yılına
doğru manevi hayatında bir takım değişiklikler oldu ve insanlardan uzaklaşarak
münzevi bir hayat yaşamaya, konuşmamaya ve isteklerini işaretle anlatmaya
başladı. Üç defa üsüste gördüğü bir rüya üzerine Şeyh Seyyid Abdülkadir Geylani
ve Şeyh Seyyid Ahmed er-Rıfai Hz.lerinin kabri şeriflerini ziyaret etmek
maksadıyla büyük kardeşi Hasan ile birlikte Irak’a gitti. Bu ziyaretinde
Hallac-ı Mansur ve Adi bin Müsafir gibi meşhur sufilerinde kabri şeriflerini
ziyaret etti. Bu ziyaretler onun manevi hayatının değiştirdi. Irak’tan Mısır’a
H. 634 (M. 1236-37) yılında geri döndükten sonra Tanta’ya yerleşti. Burada
kendisine kırk yıl hizmet edecek ve ölümünden sonra yerine geçecek olan
Abdül’al bin Fakih ile karşılaştı.
Şeyh Şeyyid Ahmed el-Bedevi Hz.leri hayatının
geri kalan kısmını Tanta’da geçirdi ve 12 Rebiülevvel 675 (24 Ağustos 1276)’da
vefat etti. Kabri şerifleri Tanta’dadır. Şeyh Seyyid Ahmed el-Bedevi Hz.lerinin
riyazet hayatının en dikkat çekici tarafı, dama çıkarak (sütuh) saatlerce
hareketsiz bir şekilde, gözlerini adeta iki kor parçası haline gelinceye kadar
güneşe bakmasıdır. Bedeviyye Tarikatı’nın Sütuhiyye olarak anılmasının bir
sebebi de budur. On iki yıl süren riyazet döneminde müridlerini “nazar” ve “tevevvüh” ile terbiye etmiştir.
Not: Bu bilgiler Seyyid Osman Ustaoğlu tarafından yayınlanan "Geçmişten Günümüze Tarikatlar ve Silsileleri" adlı eserden alınmıştır.
